Category: televizyon

11 Şubat 2019 NTV Bana Söz Ver Programı

 

“Bana Söz Ver” ile Simge Fıstıkoğlu; merak ettiklerinizi, bilmediklerinizi konuklarıyla birlikte değerlendiriyor. “Bana Söz Ver” siyasetten sanata, spordan sağlığa, eğitimden modaya her alanda farklı konularla gündeme başka bir açıdan bakıyor. “Bana Söz Ver”de bugün; Avukat Rezan Epözdemir ve Psikiyatr Dr. Ayhan Akcan, Sİmge Fıstıkoğlu’nun sorularını yanıtlayacak. “Bana Söz Ver”, her Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Cuma saat 18.00’de canlı yayınla NTV’de…

 

Türkiye’de İki Evden Birinde Silah Var

İSTANBUL
Türkiye’de yaşanan şiddet olayları son yıllarda artış gösteriyor. Silahla yaralama, kadın cinayetleri, gasp, akademik personelin silahlı saldırıya uğraması, hasta yakınları tarafından öldürülen veya yaralanan doktor vakaları, okullarda yaşanan silahlı saldırılar gibi sorunlar durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor.

Bireysel silahlanmaya karşı kurulan Umut Vakfı’nın silahla işlenen suçların gazeteye yansıyan haberlerini her gün tarayarak oluşturdukları yıllık raporlara göre 2018 yılında, 2015 yılına göre Türkiye’de cinayetlerde silah kullanımı yüzde 70’ten yüzde 80’e çıktı, vaka sayıları ise yüzde 40 artış gösterdi. Umut Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Uzman Psikiyatr Dr. Ayhan Akcan, son 5 yılda vakaların yüzde 69 artıp insanların öldüğünü tespit ettiklerini söyledi. Dr. Ayhan Akcan, bu olayların beşte birinin ise kadına yönelik şiddet olduğunu söyledi.

 

“Yüzde 85’i ruhsatsız 25 milyon silah”

Türkiye’de ruhsatsız veya kayıt dışı silah kullanımında artış olduğunu ve bunların da silahla işlenen suçlara yansıdığını belirten Akcan, Türkiye’de iki evden birinde silah bulunduğunu söyledi. Evlerde tahmini olarak 25 milyon silah bulunduğunu tahmin ettiklerini söyleyen Uzman Psikiyatr Dr. Ayhan Akcan, bunların %85’inin ruhsatsız, sadece %15’inin ruhsatlı olduğunu ve her gün ortalama 10 kişinin bu silahlarla öldürüldüğünü kaydetti.

Silaha karşı talebin olduğunu ancak bunu engelleyecek bir sistemin kurulamadığını dile getiren Umut Vakfı’ndan Akcan, silah almayı zorlaştırıcı bir yapının olmadığını ve silahla işlenen suçların cezai karşılığının ağırlaştırılmadığını söyledi. Havaya ateş edip insanı öldüren ya da cinayet işleyen birinin altı ay sonra dışarı çıktığını savunan Dr. Ayhan Akcan, cezai yaptırımın ağır olmamasından ötürü silahlı şiddet olaylarının arttığını vurguladı.

“Taşıma ruhsatı zorlaştırılsa, cinayet potansiyeli azalır”

Silahlanmanın önüne geçmenin aslında çok da zor olmadığını, basit formüller uygulanarak silahla işlenen cinayet oranının azaltılabileceğini anlatan Uzman Psikiyatr Dr. Ayhan Akcan, sözlerine şöyle devam etti:

“Silaha ulaşımın zorlaştırılması gerekiyor. Silahla işlenen suçların cezai karşılığı mutlaka yasada neyse o olmalı. Yine en önemli noktalardan biri silah temininde eş rızasının getirilmesi. Erkek eve silah alırken eşinden de rıza alınsın. Taşıma ruhsatı alırken avukat referansı getirin, bekleme süresi uygulayın. Yanı kişi dilekçeyi verdikten sonra 30-45 gün sonra dilekçesini işleme koyun çünkü o sürede kişinin öfkesi yatışıyor, daha makul daha uzlaşmacı olabiliyor, hemen silaha sarılmıyor. Cinayet işlemiyor, cinayet işleme potansiyeli neredeyse sıfırlanıyor. Silah edinme sayısını kısıtlayın. Silah ruhsatı öncesi eğitim zorunluluğu getirin. Silah alındıktan sonra mutlaka silah denetim zorunluluğu getirin yanı evde silah bulunduran kişi silahı kasasında bulundursun, mermiyi başka bir yerde bulundursun. Ciddi sağlık muayenesi yapın, otomatik iptal sistemi yapın, beş yılı iki yıla indirin. İnternetten silah satışını yasaklayın, kargo yoluyla teslimi yasaklayın. İmha sistemi getirin, armağan sistemini kaldırın. Meskun mahalde ateş etmenin karşılığında cezayı arttırın. Düğü timleri oluşturun. Mutlaka televizyonlarda insanların bilgilenmesi için kamu spotu yapın. Bunlar acil yapılması gerekiyor. Bunların her biri yapıldığında yüzde 50-60 oranında Türkiye’de silahla işlenen suçlarda azalma olacaktır.”

“Silah kanun tasarısı tekrar meclis gündemine taşınmalı”

İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Konya, Kocaeli, Samsun’a gibi illerde silahla ilgili olan suçların arttığını vurgulayan Umut Vakfı yöneticisi, bu konuda ciddi düzenlemeler yapılması gerektiğini, silah kanun tasarısının tekrar meclis gündemine getirilip Türkiye’nin bu konuda vicdanın rahatlatılması gerektiğini belirtti.

Sokaktaki vatandaş: “Polis ve asker dışında silah olmamalı”

Emekli Özlem İçmez, polis ve asker dışında kimsede silah bulunmaması gerektiğini belirtti. Bireysel silahlanma konusunda yasanın müsait olduğunu ve bir kısıtlamanın bulunmadığını söyleyen İçmez, herkesin kolayca silah edinebildiğini ifade etti. Günlük yaşantıda en ufak tartışmada bile insanların silaha başvurduğunu anlatan Özlem İçmez, kanunlarla silah kullanımına kısıtlama getirilmesi gerektiğini vurguladı.

İnsanların kendilerini güvende hissetmedikleri için silah satın aldığını söyleyen İşletmeci Hakan Emir, bireysel silahlanmaya karşı olduğunu belirtti. Silahlanmanın caydırıcılığı olmadığı için herkesin silah edindiğini anlatan Emir, devletin bu konuda acil önlem alması gerektiğini ifade etti.

“Torunum sokak ortasında cinayete tanık oldu”

Ev hanımı Mükerrem Ulubaş, silahların artık her yerde satıldığını bunun yasaklanması gerektiğini söyledi. Torunun sokak ortasında silahlı cinayete tanıklık ettiğini ve bu sebeple travma yaşadığını belirten Ulubaş, devletin bu konuya çözüm bulması gerektiğini söyledi.

Tekstilci Mesut Boğucu, silahlanmadaki artıştan ötürü toplum olarak tedirgin olduklarını, bireysel silahlanmanın önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti. Psikolojik olarak kendilerini iyi hissetmeyen insanların silah taşımaması gerektiğini belirten Boğucu, silah ruhsatı verilmeden önce kişilerin birçok teste tabi tutulması gerektiğini söyledi.

“Devlet önlem almalı”

Artık çoğu insanın silah taşıdığını belirten emekli Mikail Yıldırım, devletin silahlanmayı azaltmak için önlem alması gerektiğini söyledi.

İnsanların silahlanmasından ötürü rahatsız olduğunu dile getiren emekli Vedat Kuzu, bireysel silahlanmanın kısıtlanması için konunun meclise taşınması gerektiğini belirtti.