Month: August 2017

Anne-Babadan Facebook arkadaşı olur mu?

ÖZLEM YILMAZ/HT GAZETE

HABERTÜRK Yazarı Pınar Özyiğit’in, “Facebook kullanan çocuğunuzla anne ve baba olarak bile arkadaş olmamalısınız. Çünkü anne ve babanın çocukla arkadaş olması demek, diğer akrabaların da arkadaş olabilmesi demek. Ayrıca öğrencilerin çoğu, öğretmenleriyle Facebook ortamında arkadaş, okulların bu öğretmenleri uyarması gerekiyor” sözleri polemik konusu oldu. Çocukların anne ve babalarıyla veya öğretmenleriyle Facebook’ta arkadaş olmaları doğru mu?

‘Kontrol amacıyla arkadaş olması doğru’
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı İnternet Geliştirme Kurulu Başkanı Serhat ÖZEREN:

ANNE ve babanın kontrol amacıyla çocukla sanal ortamda arkadaş olması doğru. Bu sayede, çocuğun kimlerle arkadaş olduğunu, kimlerle arkadaşlık yaptığını kontrol edebilir. Ama çocuğun bilgisayarından bu kontrolü sağlıyorsa, Facebook’ta arkadaş olmasına gerek yok. Sosyal paylaşım sitelerinde ailenin kontrolü çok önemli. İnternet ortamında çocukları yalnız bırakmamak, sürekli denetim altında tutmak gerekiyor. Öte yandan öğretmenlerin çocukla arkadaş olması doğru değil. Çünkü aynı yaş grubunda değiller. Çocuğun yalnızca kendi arkadaş grubundakilerle arkadaş olması çok daha mantıklı.

‘Anne ve baba, ‘nick name’ ile ikinci bir hesap açabilir’
İstanbul Bilgi Üni. Öğr. Gör. Doç. Dr. Leyla Keser MERMER:

ÇOCUKLARININ kimlerle arkadaş olduğu, birbirleriyle ne tür içerikler paylaştıklarını kontrol etmeleri Medeni Kanun’da anne ve babanın velayet hakkının bir gereği aynı zamanda. Ancak Pınar Özyiğit’in yazısında dikkat çekilen sakıncanın ortaya çıkmaması için anne ve babaların ‘nick name’ ile alacaklari ikinci bir Facebook hesabı ile bu hesaba herhangi bir kişiyi eklemeyip sadece çocuklarını kontrol amacıyla kullanmaları da mümkün.

‘Otoriteyi simgeleyen kişilerle arkadaş olmamalı’
Psikiyatrist Dr. Ayhan AKCAN:

BENCE de çocuğun anne ve babasıyla arkadaş olması doğru değil. Çünkü anne baba çocuk için otorite. Zaten onu kaçırırsan çocuktaki gelişim, terbiye ve birçok kuralların olduğu yerde çocuk bocalar. İkinci grup da öğretmenler. Okul da otoritenin olduğu, terbiyenin olduğu bir yer. Çocuğun, otoriteyi simgeleyen kişilerle arkadaşlık yapması yanlış. Ancak bilgilendirme olabilir. Haberleşme anlamında olabilir. Ama arkadaşlık yapması yanlış. Herkes rollerine göre hareket etmek zorunda. Çocuk terapilerinde en çok üzerinde durduğumuz konu budur. Bu arada çocuğun Facebook’ta yaş grubuna uygun olmayan bazı şeylere ulaşması da başka konu.

‘Çocuklar için Facebook dışında ayrı bir sosyal paylaşım sitesi olmalı’
Çocuk pskiyatrisi uzmanı Dr. Müjen İLNEM:

BANA kalırsa 18 yaşını doldurduktan sonra sosyal medyaya girilmeli. Çocuklar için Facebook dışında ayrı bir sosyal paylaşım sitesinin olmasından yanayım. Öte yandan anne ve baba normal ortamda yapamadığı arkadaşlığı sanal ortamda yapmaya çalışmamalı. Ben bunu suni, yapay, duvarlar arkasından, robotik bir davranış olarak telakki ediyorum. Anne ve baba, ‘Ben modernim’ diyerek bunu yapmamalı. Evdeki sıcak ortamı sağlamalı. Anne ve babanın asli görevi, çocuklarını lüzumsuz ilişkilerden korumaktır.

 

31 Aralık 2012 Haber Türk

Bireysel Silahlanma yüzde 50 arttı

Bakırköy Psikiyatri Tedavi ve Araştırma Merkezi (BAPAM) Psikiyatr Uzm. Dr. Ayhan Akcan, bireysel silahlanmanın toplumsal barışı tehdit edecek düzeye çıktığını belirterek, son beş yılda silahlanmanın yüzde 50 arttığını söyledi.

AA muhabirine açıklamalarda bulunan Akcan, geçen yıl bireysel silahlanmayla işlenen suçlarda artış yaşandığını ifade ederek, silahlanmanın Türkiye’de toplumsal bir sorun olmaya devam ettiğini anlattı.

AİLE İÇİ ŞİDDETTE YÜZDE 40 SİLAH KULLANILIYOR

Akcan, bireysel silahlanmanın getirdiği sonuçlar ve Türkiye’nin bireysel silahlanma haritasıyla ilgili şu açıklamalarda bulundu:

”2012 yılında toplam 1141 vaka taradık ve bu vakaların 1100’e yakınında ölüm olduğunu tespit ettik. Bunların 152’si ise çocuk yaştaki kişiler. ‘Neden silahla suç işleniyor?’ dendiğinde, olayların yüzde 70’e yakınının o anki husumet, tartışma ve kavgayla olduğunu belirledik. Yine Türkiye’de yaşanan vakaların yüzde 90’ında silahın önceden tasarlanmamış olaylarda kullanıldığını tespit ettik. Özellikle aile içi şiddette en ufak tartışmada silaha o an ulaşılabilirliğinin ölümlerde can alıcı nokta olduğunu ve eğer silaha ulaşılması zor olsaydı canla ilgili suçlarda yüzde 50’e yakın bir azalmanın gerçekleşebileceği tarzında sonuçlar elde ettik. Aile içi şiddet olaylarının yüzde 40’ında silah kullanıldığını, özellikle eş öldürmelerde yani kadının erkeği öldürdüğü vakaların yüzde 40’ında erkeğin silahıyla öldürmenin gerçekleştiğini tespit ettik. Erkeklerde daha sık mekan dediğimiz evde ve iş yerlerinde daha çok silahla ilgili suçların işlendiğini de belirledik. Beş yıl öncesine göre de yüzde 50, silahla ilgili suçlarda ve silah talebinde artış var. Yine geçen yıla göre 2011’i 2012 ile karşılaştırdığımızda da yüzde 30 artış söz konusu.”

 



”MAALESEF GÜNDE 10 KİŞİ BİREYSEL SİLAHLARLA ÖLDÜRÜLÜYOR”

Bireysel silahlanmaya talebin gün geçtikçe arttığını ifade eden Akcan, gerçeğin istatistiklere yansıyandan çok daha ”korkutucu” olduğunu açıkladı.

”Bireysel silahlanma sosyal bir problem. Maalesef günde 10 kişi bireysel silahlarla öldürülüyor. Bunların bir tanesi de çocuk” diyen Akcan, bir yıl boyunca gazetelerin 3. sayfalarındaki haberler ve Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre, silahın toplumsal barışı tehdit ettiğini söyledi.

Cinayetlerin yaklaşık yüzde 60’ının silahla işlendiğini ve Türkiye’deki intihar olaylarında silahın ikinci sırada olduğunu açıklayan Akcan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a istatistik verilerini ve çözüm önerilerini içeren bir mektup ve rapor sunduklarını ifade etti.

Bir an önce bu problemin masaya yatırılarak çözüm yolu üretilmesi gerektiğini belirten Akcan, ”Geçtiğimiz ay içerisinde de ABD’de olan olayın (Okula yapılan silahlı saldırı) ardından Başbakan Erdoğan’a bir mektup yazdık. Mektupta, silahlanmayla ilgili mutlaka caydırıcı ve zorlaştırıcı tespitlerin alınmasını ve acil yapılması gereken konuları yazdık” dedi.

”SİLAH SAYISI 17 MİLYONDAN 25 MİLYONA ÇIKABİLİR”

Silahlanmanın ülkede giderek arttığına dikkati çeken Akcan, silahlanmaya çözüm üretilmediği taktirde şu an 17 milyon civarında olan silah sayısının her geçen gün artışla beraber 20-25 milyonu bulacağını söyledi.

Silah ruhsatındaki yaş sınırının artırılması gerektiğini dile getiren Dr. Akcan, sözlerini şöyle tamamladı:

”Çocuklar ve insanlar ölüyor. Sokakta birçok takım şampiyonu olduğunda sevinmekten çok insanlar en yakın yere yatıyor. Silahı ruhsat altına almak problemi çözmüyor, aksine ruhsatı zorlaştırmak, ruhsatsız ve kaçak silahlarla ilgili suçlara artırıcı tedbirler getirmek önemli. Silah ruhsatlandırmasındaki 21 yaşın 25 yaşa çekilmesi ve silahla işlenen suçların cezalarının artırılması ve özellikle silah sayısıyla ilgili kısıtlamaların getirilmesi gerekiyor.

BİREYSEL SİLAHLANMA MAĞDURLARI

Umut Vakfı’ndan alınan bilgiye göre, 2012 yılında bireysel silahlanma nedeniyle 1020 kişi ölürken, 248 kişi yaralandı. Bireysel silahlanmada Türkiye 2011’da rekor kırdı ve bir yıl öncesine oranla yüzde 60’lık bir artış oldu. Şiddet olaylarında 2012 yılında 2011’e göre yüzde 8.5’lik bir yükseliş dikkat çekti. Ancak burada daha fazla dikkat çeken konu, ölüm olaylarında, bir önceki yıla göre yüzde 64’lük artıştı.

14 Ocak 2013 A-Haber

Son Günlerde Sıkça Rastlanan Çakmak Gazı Ölümleri

Zeynep Yıldırım/HT GAZETE

Çakmak gazı ölümleri artıyor, 21. çocuk öldü. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Torbacıyı bulacak kişi ya da torbacıyı tanıyan birini, üstelik para verecek en az 50 lira… Ne gerek var? Ver 1 milyon, al bakkaldan bir çakmak…Sonra da doya doya burnuna çek istediğin kadar! Yani her yerde her zaman ve her ortamda alınması çok kolay. Enjeksiyon yok, ısıtması yok, 15 dakika sarması yok, 15 dakika uğraşıp kova yapması yok… Ama bunda da şöyle bir sorun var dikkat ederseniz çakmak gazı ölümleri genellikle küçük yaş grubunda (ortaokul ve lise 1-2) oluyor. Böyle olunca da başında bir bilen olmadığı için genellikle tek başına, kulaktan dolma, doz ayarını yapamadan alındığı için, alıkları gaz toxic boyutta oluyor ve ölüyorlar.

Çakmak gazı neden öldürür?
Yüksek doz kullanıldığı zaman, toxic etki tolerans eşiğini aştığı için çakmak gazından ölüm gerçekleşir.

Çakmak gazının etkileri nelerdir? 
Çakmak gazının evde kullanılan gazdan farkı yoktur. Bu gaz ilk alındığında geçici görme ve işitme kaybı yaşanmaktadır. Tesiri çabuk geçtiğinden sık aralıklarla alındığı için, bu period- larda az da olsa öfori yarattığı biliniyor.

Kronik etkileri var mıdır?
Kalp ritminde bozulmaya (Kardiak arest) Akciğer ve beyinde ödeme neden olur.

Sizce, gençler neden çakmak gazı soluyor? 
Zengin çocuklarıyla fakir çocukların nedenleri aynı; sadece zengin çocukları büyük abi ve ablalarından görüp kaliteli narkotikleri kullanıyorlar. Bu da onların narkotik kullanımlarını 9-10 yaştan ziyade 16-17 yaşa yükseltiyor.
Ama fakir aile ailelerin çocukları kulaktan dolma duydukları ile, mahalledeki özendikleri mahalle bitirimlerinden öğrendikleri ile ucuza buldukları çakmak gazını deniyorlar. Doz ayarını da bilmediklerinden ölüyorlar. Sonuç olarak özenme bunun en büyük sebebini oluşturuyor.

Bu röportaj Habertürk Gazetesi Muhabiri Zeynep Yıldırım’la Ayhan Akcan tarafından gerçekleştirilmiştir.

Siyanür ile gelen Ölümler

Türkiye’de toplu intihar olmaz. Cinnet geçirme olabilir. Toplu ölümlerde ; önce intihar etmek istiyenin ruhsal durumu …

Spotlight: Family suicides in Turkey highlight social unease, financial woes

ANKARA, Nov. 16 (Xinhua) — A string of collective family suicides in Turkey have made headlines recently, shedding …