Month: October 2017

Gazete Duvar – Silahlanma

Birkaç ay önce ABD tarihinin silahla işlenen en büyük katliamlarından birisi yaşandı. Bir otel odasında onlarca silah bulunduran bir kişi kalabalığa ateş etti. Bu kişinin daha önce böyle bir katliam yapacağına ilişkin hiçbir veri yok. Yani altmış yaşına yakın, belli bir kariyeri olan radikal bir eğilimi tespit edilememiş. Ama silaha çok kolay erişilebilen bir ülkede yaşıyor. Nedir bir insanı böyle bir olaya yönelten?

Tahminen orada madde kullanımı var. İki tür uyuşturucu vardır. Birisi beyni çok aktif hale getiren bir taneside baskılayan. O aktif hale getiren burada ismini vermek istemediğim bir madde kullanılmış. Bu madde gerçeği algılamanızı bozuyor ve kişi ne yaptığını bilmiyor. Bu konuda literatürde bu maddenin etkisi ile silahla yapılan inanılmaz boyutta vakalar var. Yani geçmişi temiz hiçbir problemi olmayan ama böyle bir katliam yapan kişiler çok fazla. Abd gibi ülkelerde bu olaylar çok fazla. Bu kişiler paranoya yapıyor, kıskançlık geliştiriyor. İçindeki şiddeti yakınındaki insanlara yöneltiyor. Eşlerini dövüyorlar. Türkiye’de de bu kişilerden çok fazla var. Abd’deki olayın özü böyle..

Peki burada silaha ulaşabilir olma olayın daha da büyük boyutta olmasına mı yol açıyor?

Elbette. Türkiye ile Abd arasında şöyle bir fark var. Abd’de silah ruhsatı yok. Silah başvurusu yaptığınız zaman yaş sınırı yok, adli sicil kaydı istenmiyor, muayene yok. Her türlü silah temini serbest, özel sektörden alabiliyorsunuz. Aldığınız silahların geriye dönük balistik incelemesi yapılmıyor. Bu kadar rahat bir şekilde silah temin edebiliyorsunuz. Nüfusun tamamına bir silah düşüyor. Abd’de ortalama bir yılda kırk binin üzerinde insan silahla vurularak öldürülüyor. Ayrıca ateşli silahla intihar oranıda bunun yarısı kadar. En önemliside Abd’nin dünyaya pazarladığı en önemli ürün silah. Dünyada resmi ifade edilen 150 trilyon dolar silah ticaretinin yarısını, seksen trilyon dolarını ABD karşılıyor. Anayasal hak olarakta silah taşıma bir özgürlük olarak görülüyor. Silah edinme hakkı yaşama hakkı ile eşdeğer tutuluyor. Silah dernekleri ABD’deki en büyük kuruluşlardır. Bunlar Abd         ‘deki politik hayatta da çok büyük oranda etkililer. Trump bu katliamdan sonra yaptığı açıklamada ‘silah edinmeyi zorlaştıracağız’ diye bir ifade dahi kullanamadı.

Peki Türkiye’de durum nasıl?

Bizim ülkemize gelecek olursak dünyada on birinci sıradayız. Yani silah varlığımız açısından küçük bir Amerika gibiyiz. Yani her üç kişiden birinde silah var. Yetişkin erkeklerin ise neredeyse tamamında silah var. Yaklaşık yirmi milyon silah olduğunu hesaplıyoruz. Bir yılda silahla ortalama on bin kişi ölüyor. İntiharda ikinci sıklıkta silah kullanılıyor.

Silahla işlenen cinayetlerde terör olaylarını katıyormusunuz?

Yok hayır. Bireysel silahla işlenen cinayetleri söylüyorum. Tamamen üçüncü sayfa haberlerinden dokuz ayda derlediğimiz bin yedi yüz olay. Türkiye’de sadece yaz aylarında düğünlerde havaya ateş açmak gibi olaylarda ölen insan sayısı bin kişi.

Sadece düğünlerde havaya ateş ederek bin kişinin mi öldüğünü söylüyorsunuz?

Tabi sadece düğünlerde olan olaylarda sekiz yüz ile bin kişi ölüyor. Bu olayların büyük kısmında failler gizlenebiliyor. Çünkü ölenle öldüren genellikle akraba oluyor. Kaza denilerek kapatılabiliyor. Ölen öldüğü ile kalıyor. Yada dava açıldığında öldürme kastı olmadığı için dikkatsizlik ve tedbirsizlik nedeniyle adam öldürmeye yol açmaktan altı ay hapisle yada para cezası ile kurtulunabiliyor.

Peki, silah edinme açısından Türkiye’nin durumu ne. ABD’de çok kolay diyorsunuz. Türkiye ile karşılaştırıldığında durum nedir?

Bizde silah edinmek çok kolay. 21 yaşını dolduran her Türk vatandaşı silah alabilir. Hala 54 yılından kalan silah yasası geçerli. İki defa silah yasa tasarısı hazırlandı iki defa kadük oldu. Hazırlanan bu yasa tasarılarında reklam yasağı ve internetten satışla ilgili kısıtlamalar vardı. Ama maalesef olmadı. O nedenle 1954 yılından kalma yasa hala yürürlükte. Yani hala internetten satış yasak değil.

Kartal’da bir kızın öldüğü olayda internetten sipariş edilen bir silah kullanıldı. Bu silahlara baktığınız zaman  aslında son derece gelişkin silahlar. Yani yedi sekiz defa seri atış yapabilen ve edinmesi kolay ucuz silahlar. Yani kaleşnikof silah almaya kalksanız izin vermezler. Ama buna izin veriyorlar. Bunların bu kadar kolay edinilmesinin sebebi ne?

Av teskeresi ile alıyorlar. Yani avcılık yapacağım diyorsunuz. Bir kimlik ibraz edip bu silahları alabiliyorsunuz. Geçenlerde kanun hükmünde kararname ile bir değişiklik yapıldı. Öncelikle KHK ile işten atılanların silah almaları yasaklandı. Fakat bir önemli değişiklik daha yapıldı. Daha önce siz silah ruhsatı almak için başvurduğunuzda işlem başlatılıyordu. İşlem tamamlanınca ruhsat alıyordunuz. İşlem tamamlanması da altı ay bazen bir yıla kadar uzuyordu. Ruhsat aldıktan sonrada silahı alıyorsunuz, sonra faturasını ibraz edip kayıt ettiriyordunuz. Makine kimya Endüstrisine silahın kaydı yapılıyordu. Tüm bunlar zaman alıyordu. Şimdi talep ettiğiniz anda silahı alabiliyorsunuz.

Yani ruhsat çıkmadan silah alınabiliyor mu? Belki ruhsat verilmeyecek.

O zaman silahı geri alıyorlar. Çok kolaylaştırdılar. Bunun nedeni de 15 Temmuz darbesi.. Mermi istihkak hakkıda arttırıldı. Daha önce iki yüz elli mermi bulundurma hakkı vardı. Şimdi binin üzerine çıktı. Yasa koyucu ruhsat vermeyi kolaylaştıralım böylece denetim altına alalım diye düşünüyor. Böyle bir görüşte var. Fakat çözülmediği gelinen sonuç itibariyle ortada. Hem çok yaygınlaştı. Son on yıldaki terör olayları ve darbe girişiminin ardından herkes silahlanmaya başladı.

Peki burada devletin kolluk güçlerine olan güvensizlikte artışmı var?

Evet Devletin can ve mal güvenliğini sağlayacağına olan güvensizlikte büyük bir artış var. Yani devletin jandarmasının  polisin mal ve can güvenliğinizi sağlayacağına dair inanç büyük oranda sarsıldı. Bundan on yıl önce Umut vakfı olarak yaptığımız bir araştırmada bu oran yüzde elli civarındaydı. Şimdi ise bu oran yüzde otuzlara kadar geriledi. Gerilemesi demek insanların silahlanması anlamına geliyor.  Bunu engelleyemezsiniz. Zorlaştırıcı tedbir olmayınca da insanlar silahlanma yoluna gidiyor. Ya evinde bulunduruyor yada arabasında taşıyor. Öncelikle de kolay olan silaha yöneliyorlar. Kolay olandan da kastımız şu; daha önce kuru sıkı silaha çok fazla yönelme vardı. 2012 yılında kuru sıkı silah tanımlandı ve silah kanunu kapsamına alındı. Yasak getirilince kuru sıkı silah kalktı. Dikkat ederseniz kuru sıkı silahlar ile işlenen olaylar artık yok. Fakat şimdi pompalı silahlara yönelindi. Pompalı silahlar ile ilgili acil bir düzenleme yapılmalı. Tabi nihai olan bunu mümkün olduğu kadar yasaklamak gerekiyor.

Pompalı silahlar ile ilgili internetteki ilanlara baktığınız zaman çok ucuz olduğunu görüyorsunuz. Üç yüz dörtyüz liraya pompalı silah satışı yapılıyor. Bu kadar ucuz olmasının sebebi ne ?

Bunun bir piyasası var. Yalnızca Türkiye’de değil Avrupada’da pompalı silahların piyasası var. Ve bu piyasaya en büyük satışı Türkiye yapıyor. Yani bu silahların en büyük üreticisi Türkiye oldu. Sanırım altmış milyon dolarlık bir pompalı silah yurt dışına satılıyor. Talep olunca üretimde oluyor. Tabi birde merdiven altı üretimlerde yapılıyor. Denetim konusunda da büyük bir sorun var.

Üretilen bu silahların bir kaydı yapılıyor mu?

Orada da bir sıkıntı var. Daha önce Türk silahlı Kuvvetleri bu kayıtları tutuyordu. Yani MKE üzerinden askeriye bu kaydı tutuyordu. Şimdi orada da bir dağınıklık var. Yani Milli savunma bakanlığı bazı silahların kaydını tutuyor, sanayi ve ticaret bakanlığı üretim açısından bazı firmaların kayıtlarını tutuyor. Ancak ortak bir veri tabanı yok.

Nasıl bir kayıt sistemi olabilir?

Ehliyetinizin nasıl bir çipi varsa silahlarında olmalı. Bunun yapılması içinde bir veri tabanının olması lazım. Yani hem üretim aşamasında hem ruhsat aşamasında bu çipin olması lazım. Herhangi bir balistik incelemede bu çipin önemi  büyük.

Kırsal ve şehirler açısından silahlanma açısından bir fark varmı?

Yok hayır.Yani kırsal kesim zaten şehirlerde yaşıyor. Ve kendi kültürünü de buraya taşımış durumda. Benim şöyle bir tespitim var. Bir yerde çiğ köfte dükkânları arttıysa orada silah da artıyor. Güven duygusu ile alakalı bir şey. Kültürel mantık aynı oradan devam eder. İstanbul’da silahlanma inanılmaz boyutlarda. Tabi şehrin kentli bölgeleri var. Oralarda daha az görüyoruz. Bizim İstanbul’a ilişkin yaptığımız bir araştırmada yeni göç bölgelerinde silahla işlenen cinayetlerin daha fazla olduğunu gördük. Ama Kadıköy, Bakırköy gibi daha kentli bölgelerde bu olaylar daha az görülüyor.

Peki kadın cinayetlerinde silah kullanımı ne oranda?

Kadına yönelik şiddet olaylarında yüzde yirmi oranında silah kullanılıyor. Silah ya kadına karşı tehdit unsuru olarak kullanılıyor yada cinayetler silahla işleniyor. Tersten şöyle bir durum da tespit ettik. Bakırköy kadın ve tutukevinde yaptığımız bir araştırmada cezaevinde olan kadınların yüzde kırkının cinayetten yattığını tespit ettik. Bu kadınların tamamı cinayeti eşlerinin silahı ile işlemişlerdi. Ve silahla işlenen bu cinayetlerin çoğunluğunda tüm mermi boşaltılmıştı. Tamamen kontrol kaybı ve hunharca öldürme vardı.  Yani bu olay yalnızca erkekle alakalı değil. Evde silah bulundurulması hem erkek hem kadın hem de çocuklar için büyük bir tehlike. Biz bu nedenle evde silah bulunduracak erkeklerin kadından olur almasını istiyoruz. Yani silah ruhsatı alırken böyle bir madde olmalı. Yani kadın kendisine yönelik bir şiddet girişiminde yada olayda şikayet ettiğinde silah geri alınmalı.

 

 

Siyanür ile gelen Ölümler

Türkiye’de toplu intihar olmaz. Cinnet geçirme olabilir. Toplu ölümlerde ; önce intihar etmek istiyenin ruhsal durumu …

Spotlight: Family suicides in Turkey highlight social unease, financial woes

ANKARA, Nov. 16 (Xinhua) — A string of collective family suicides in Turkey have made headlines recently, shedding …